reklam
reklam
reklam

pkk ve hdp’nin 6-8 ekim vahşeti

pkk_ve_hdpnin_6_8_ekim_vahseti_1475735716_2644
13 Ekim 2016 Tarihinde eklendi 0 Yorum yok347 Kez görüntülendi
reklam

terör örgütü pkk ve onun siyasi uzantısı hdp’nin çağrısıyla yaşanan 6-8 ekim olaylarının bugün ikinci yılı. 50 masum vatandaşın ölümüyle sonuçlanan olaylara ilişkin hazırlanan iddianamenin eklerinde yer meydan belgeler, o günün korkunç yüzünü bir kere daha açığa çıkardı. star, pkk’nın suriye’deki uzantısı ypg ile daeş arasında kobani’de yaşanan çatışmalar bahane edilerek 6 ekim 2014’te diyarbakır başta olmak üzere birçok ilde yaşanan saldırılara ilişkin detaylara ulaştı. iddianamede, “kurban bayramı’nın 3. gününe rastlayan olaylar “canavarca hisle, üzüntü çektirerek öldürmeye dönüştü” ifadesiyle yer aldı. 

demirtaş davet yaptı

olayların fitilini pkk ve hdp eş umumi başkanı selahattin demirtaş’ın yaptığı çağrılar ateşledi. 6 ekim’de terör örgütü pkk; “kobani ile başlayan devrim dalgası bütün kürdistan’a yayılmalı ve bu temelde kürt gençliğinin ayaklanması çağrısında bulunuyoruz” çağrısı yaptı. ardından demirtaş özetle; “kobani’de vaziyet nihayet derece kritiktir. daeş saldırılarını ve akp iktidarının kobani’ye ambargo tutumunu protesto etmek üzere halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz” dedi.

‘çukur’un provası

çağrılar üzerine diyarbakır başta olmak üzere şark ve güneydoğu’daki birçok ilde kendilerine öz savunma/yurtsever devrimci gençlik hareketi diyen bir grubun provokasyonu başladı. bu gruplar tarafından emniyet güçleri ve halk kurumlarına yönelik taşlı, molotoflu, havai fişekli ve parça tesirli el yapımı patlayıcıların ve silahların kullanıldığı birçok hücum yaşandı. esnafın işyerleri talan edildi.

gençler katledildi

pkk yandaşları olaylar sırasında diyarbakır’da arkadaşlarıyla beraber kurban eti dağıtan 14 yaşındaki yasin börü ile arkadaşları yusuf er, ahmet dakak, hasan gökgöz ve riyat güneş’e daeş’li oldukları iddiasıyla değnek, taş ve kesici aletlerle saldırdı. börü ve arkadaşları, bir binanın üçüncü katına sığındı. evin hanımı 155’i arayarak, gençleri pkk’lıların yandaşlarının elinden kurtarmaları için yardım istedi. fakat eşi, börü ve arkadaşlarını pkk’lılara ihbar etti.  börü ve arkadaşlarının balkondan aşağı atılmaları, iddianamede ‘canavarca hisle’ bile açıklanamayacak bir vaziyet olarak değerlendirildi. vahşet, otopsi raporlarına da yansıdı. ahmet dakak’ın vücudunda 22 kesici alet, 1 tane mermi yarası, hasan gökgöz’ün vücudunda 20 tane kesici alet, yasin börü de ise 15 tane kesici alet ve mermi yaraları tespit edildi. börü’nün, kafasına yediği darbeler ise vahşetin boyutunu ortaya çıkardı. saldırılar, iddianamede “ölen ve yaralanan kişilerin üzüntü çekmesinden beğeni almak şeklinde sadist bir düşüncenin tezahürü ile insanlara özgü duygulardan yoksun bir şekilde gerçekleştirildi” değerlendirmesi yapıldı.

155 defaten aranmış

tanık beyanlarına yansıyan mühim bir detay da 155’e yapılan ihbarların karşılıksız kalması. ihbarların gereğinin yapılmaması, fetö ile pkk işbirliğini bir kere daha akla getirdi. yasin börü ve arkadaşlarının saklandıkları dairenin hanımı birçok kere 155’i aradığını söyledi. mağdur yusuf er de, saklandıkları evde hasan gökgöz’ün defalarca 155’i aradığını anlattı. er, “ama bize yardım gelmedi” dedi.

tanıklar anlattı

yasin börü’nün babası fikri börü ifadesinde oğlunu olaylar sırasında her yerde aradıklarını anlatarak en nihayet 9 ekim’de dicle üniversitesi morgunda bulduğunu anlattı. börü, “hastanede bulunanlar bir çocuğun kimlik tespitinin yapılamadığını söyledi. ben teşhis için morga girdiğimde çocuğumun yüzü tanınmaz haldeydi. üzerindeki elbiseden tanıdım. dayanamadım, baygınlık geçirdim” diye konuştu. şahit zülküf artut’un ifadesinde ise teröristlerin çarpık anlayışları bir kere daha açığa çıktı. artut, “30-40 benlik bir küme çevredeki binalara hitaben kürtçe olarak ‘sizin namusunuz yok mu gelsenize, aşağı insenize, bize katılarak destek verin’ diye bağırıyordu” dedi.

telefon trafiği aynı isimler üzerinden

iddianamede yer meydan hts kayıtları, sanıkların olayları nasıl yönlendirdiğini de açığa çıkardı. köşe başlarını tutan sanıkların bilhassa nihat okçu ile yoğun bir telefon trafiği içinde oldukları görülüyor. okçu’nun ise yahya selimoğlu ile görüş tüğü belirledi. selimoğlu’nun daha az görüşme yapması, organizasyonda daha üst konumda olduğunun da işareti olarak değerlendirildi. yoğun görüşme trafiğinin yaşandığı bir diğer açıkgöz ise izzettin doğanay oldu. bütün bunlar kobani olaylarının aslında örgütsel bir hiyerarşi içinde gerçekleştirildiğin ortaya çıkardı.

star

Paylaş

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?